Omurga, yaşam boyu vücudun tüm yükünü taşır ve bu yük kişiden kişiye farklılık gösterir. Günlük hareket yoğunluğu, çalışma şekli ve duruş alışkanlıkları riski doğrudan etkiler. Bazı bireylerde omurga daha fazla zorlanır. Bu durum zamanla yapısal değişikliklere zemin hazırlar. Herkeste aynı hızda ilerlemez. Bu nedenle kimlerin risk altında olduğunun bilinmesi önemlidir.
İleri yaş grubu riskin arttığı önemli bir kesimi oluşturur. Yaşla birlikte eklem kıkırdakları esnekliğini kaybeder. Diskler dayanıklılığını yitirir. Uzun yıllar masa başında çalışanlar da risk grubunda yer alır. Ağır işlerde çalışanlar omurgayı daha fazla zorlar. Hareketsiz yaşam süren bireylerde kas desteği azalır. Bu durum omurgaya binen yükü artırır.
Bu özelliklere sahip kişilerde omurga kireçlenmesi daha sık görülebilir. Aşırı kilolu bireylerde eklemler sürekli baskı altındadır. Geçirilmiş kazalar ve travmalar riski yükseltir. Genetik yatkınlığı olanlarda sorun daha erken yaşta başlayabilir. Bağ dokusu yapısı zayıf olan kişiler de bu gruba dâhildir. Romatizmal hastalık öyküsü bulunanlarda risk daha belirgindir.
Günlük alışkanlıklar riski şekillendirir. Düzenli egzersiz yapmayanlarda kas dengesi bozulur. Yanlış spor teknikleri omurgayı yıpratabilir. Uygun olmayan yatak ve oturma düzeni olumsuz etki yaratır. Bu nedenle risk grubunda olan kişilerin daha dikkatli olması gerekir. Erken farkındalık ve önleyici yaklaşımlar, ilerleyici sorunların önüne geçilmesine yardımcı olabilir.


